Antalya mutfağıyla beslenme planı kurmak için sofradan bir şey silmeniz gerekmez. Piyaz baklagil, sera sebzesi yıl boyu tezgâhta, narenciye kışın neredeyse her bahçede. Planı zorlaştıran şey yemeklerin kendisi değil; tahinli sosun, köftenin yanındaki ekmeğin ve tatlının ölçüsü.
Aşağıdakiler genel fikirler. Porsiyonlar ve sıklık kişiden kişiye değişir; bunu sizin için bir diyetisyen belirler. Bir sağlık sorununuz varsa önce hekiminize danışın.
Piyaz ve şiş köfte
Antalya piyazı başka yerlerdeki piyaza benzemez. Haşlanmış kuru fasulye tahin, limon ya da sirke ve sarımsakla yapılan koyu bir sosla buluşur; üstüne çoğu zaman haşlanmış yumurta ve maydanoz eklenir. Yanında şiş köfte, şehrin en bilinen ikilisi.
Beslenme açısından bu tabakta iyi şeyler var. Fasulye lif ve bitkisel protein taşır. Yumurta ve köfte proteini tamamlar. Izgara köfte, kızartmaya göre daha hafif bir seçim.
Dikkat edilecek yer sos ve ekmek. Tahin besleyici ama yoğun bir besin; piyazın sosu bol olduğunda tabak fark ettirmeden ağırlaşır. Köftenin yanında gelen ekmek ve pilav da öyle.
Köfte piyaz yemeğe çıktığınızda şunları deneyebilirsiniz:
- Önce piyazdan başlayın, köfteye sonra geçin. Fasulye sizi doyurmaya başlamış olur.
- Ekmeği tabağın yanına koyup sürekli koparmak yerine baştan ne kadar yiyeceğinize karar verin.
- Yanına bir de söğüş ya da mevsim salatası isteyin.
Evde yapıyorsanız sosu ayrı bir kâsede hazırlayıp üzerine azar azar dökmek, ne kadar kullandığınızı görmenizi kolaylaştırır.
Hibeş ve tahinli mezeler
Hibeş, tahin, limon ve sarımsakla yapılıp acı biberle tatlandırılan bir Antalya mezesi. Ekmeğe sürülür, rakı sofrasında ya da kahvaltıda karşınıza çıkabilir.
Burada da mesele miktar. Hibeş yasak değil; bir kaşık hibeşle çiğ sebze, kâse kâse hibeşle sepet sepet ekmekten çok farklı bir öğündür. Ekmek yerine salatalık, biber ya da havuç dilimleriyle yemek tadı değiştirmeden tabağı hafifletir.
Tahin bu mutfakta tatlıda da tuzluda da sık kullanılır. Tahinli bir tatlı ya da tahin pekmezli bir kahvaltı ara sıra güzeldir. Her gün yeniyorsa bunu diyetisyeninize söyleyin; planı ona göre kurar.
Narenciye mevsimi
Kış geldiğinde Antalya’da portakal, mandalina, limon ve greyfurt her yerde. Finike portakalı bilinen bir isim; şehrin sokaklarında turunç ağaçları da sıradan bir görüntü.
Narenciyeyi en iyi değerlendirmenin yolu bütün olarak yemek. Meyve suyunda lifin büyük kısmı kalmaz ve bir bardağa birkaç meyvenin şekeri girer. Sıkılmış portakal suyu yerine bir portakalı soyup yemek sizi daha uzun tok tutar.
Limonu salata sosunda, balığın yanında, piyazda kullanmak tuzu azaltmanıza yardım edebilir. Tansiyonunuz için tuzu kısmanız söylendiyse bu küçük bir kolaylık.
Bazı ilaçlar greyfurtla etkileşebilir. Düzenli ilaç kullanıyorsanız greyfurt ve greyfurt suyunu hekiminize ya da eczacınıza sorun.
Sera sebzesi ve semt pazarı
Antalya’nın batısında, özellikle Kumluca ve Demre tarafında seralar göz alabildiğine uzanır. Kışın da domates, biber, salatalık, patlıcan ve taze fasulye bulmak zor değil. Semt pazarına gitmek, mevsimin ne getirdiğini görmenin en kolay yolu.
Tezgâh bu kadar doluyken sebzeyi planın merkezine koymak zor değil. Zeytinyağlı bir taze fasulye, közlenmiş patlıcan ve biber, bol domatesli bir çoban salatası öğünün yarısını doldurabilir. Zeytinyağı da tahin gibi yoğun bir besin; yemeği yaparken ölçülü kullanmak yeterli.
Seradan gelen sebzeyi iyice yıkayın. Bunu herkes bilir ama acele eden herkes de atlar.
Deniz kenarında balık
Kıyı şehrinde balık yemek kolay. Izgara ya da fırında balık, yanına salata ve limon, planın en rahat öğünlerinden biri. Kızartma balık ve yanında gelen ekmek, öğünü ağırlaştırır; onu ara sıraya bırakın.
Bir gün nasıl görünebilir
Aşağıdaki örnek bir liste değil, fikir vermek için. Miktar ve öğün sayısı sizin işinize, hareketinize ve sağlık durumunuza göre diyetisyeninizle belirlenir.
Kahvaltıda peynir, zeytin, domates, salatalık, haşlanmış yumurta ve bir dilim ekmek. Öğlen dışarıdaysanız köfte piyaz, ama ekmeği baştan ayırarak ve yanına salatayla. Akşam evde zeytinyağlı bir sebze yemeği ve yoğurt. Ara öğün gerekiyorsa mevsimde bir portakal ya da mandalina.
Akşam yemeğinden sonra sahile inip biraz yürümek de bu günün parçası olabilir. Antalya’da yılın büyük kısmında hava buna izin verir; yazın en sıcak haftalarında yürüyüşü güneş battıktan sonraya bırakın.
Hiçbiri yabancı değil. Antalya sofrası zaten sebzeye ve baklagile yakın; plan çoğu zaman yemeği değiştirmekten çok sırasını ve ölçüsünü değiştirmekle başlar.
Diyetisyeninize ne anlatmalısınız
İlk görüşmede sofranızı olduğu gibi anlatın. Haftada kaç kez köfte piyaz yediğinizi, kahvaltıda hibeşin ya da tahin pekmezin olup olmadığını, kışın ne kadar portakal yediğinizi söyleyin. Utanacak bir şey yok. Diyetisyen sizin gerçekten yediğiniz şeylerle plan kurabilirse o planı sürdürme şansınız artar.
Sevdiğiniz yemekleri bırakmak istemediğinizi de açıkça söyleyin. İyi bir diyetisyen yasak listesiyle değil, alışkanlıklarınızın üstüne kurarak çalışır.
Diyabetiniz, böbrek rahatsızlığınız, yüksek tansiyonunuz ya da başka bir kronik hastalığınız varsa, hamileyseniz veya emziriyorsanız bu sayfadaki önerileri uygulamadan önce hekiminize danışın.
Turizmde vardiyalı çalışıyorsanız bu yemekleri mesainize nasıl yerleştirebileceğinizi sezon çalışanları sayfasında anlattık. Diyetisyen seçerken nelere bakacağınızı merak ediyorsanız seçim rehberimize göz atın.




